DİNAZORLAR
Çekilin artık gençlerin
önünden.
Son
zamanlarda kurulan parti sayısı ile ülkemizde 7 Ocak 2025 tarihine göre 168
siyasi parti faaliyet halinde olduğu gerçeği bizim çok partili sistemi
anlamadığımızın açık ve net ifadesidir.
Bu
partilerin bir kısmı eski siyasiler tarafından kurulmuş, yani bu politikacılar
geçmiş dönemlerde bir parti içerisinde faaliyet göstermiş, milletvekilliği veya
bakan olarak görev yapmış ülke nezdinde siyaseti takip edenler tarafından
tanınan bilinen kişiler.
Şimdi bu
Parti kurma çabası böyle vatanımız büyük bir kargaşaya dönüşmüş bir
vaziyetteyken, ülkelerin en önemli direnç ve omurgası sayılan STK'LAR da ardı
ardına kurularak ülkenin başını döndürecek bir hıza kavuşturmuş durumdalar.
Ancak
kurulan bu Stk'ların büyük bir kısmının ego dolu başkanları olması nedeni ile
dağınık halde, olduğundan herhangi bir şekilde ön almış bir faaliyet içerinde
oldukları maalesef ki görülmemektedir.
Hatta çok
köklü herkesin desteklediği bilinen bazı STK'LAR var ki bunların şu anda en ön
planda siyasi partilerden çok daha fazla faaliyet içinde olması gerekirken,
maalesef çok nadir olarak bu Stk'ların başkanlarını bir yerde demeç verirken
veya konuşurken görüyoruz. O konuşmaların da ki sözlerini de dikkatli
incelediğimizde de gri bir perdenin arkasında olduklarını fark etmemek için kör
olmak gerekiyor.
Tabii ki
bütün bu sözlerimin içinde müstesnaları da olduğunu ifade edeyim de kırılan
olmasın. Herkes bir şekilde kendini ben müstesna'yım diyerek tatmin edip
egosunu yüceltebilsin.
Ancak ben sözlerime Şöyle devam etmek
istiyorum.
Geçmiş yıllar içerisinde uzun
zamandan beri görev yapmış, milletvekili yapmış, zaman zaman bazıları bakanlık
yapmış ve şimdi siyasi gövdelerini parti başkanlığı veya bir partinin
içerisinde göstererek ortaya çıkanlara, ben bir Atatürk milliyetçisi olarak şu
soruyu onlara yöneltmek istiyorum.
SAYIN HANIMEFENDİ POLİTİKACILAR VE
SAYIN BEYEFENDİ POLİTİKACILAR;
Geçmiş dönemde
çeşitli partilerin içerisinde sizleri gördüm tanıdım. Benim gibi bu yazıyı
okuyanların da aynı şekilde sizleri gördüğünü, tanıdığını, hatta bazılarınızı
yakından takip ettiğini bile tahmin edebiliyorum.
Şimdi
ülkenin son yıllarda içinde düşmüş olduğu bu kaos'tan şikâyet eden halk,
çiftçisiyle, emekçisiyle, ev hanımı ile, , çalışanıyla, gerçekten bıçak kemiğe dayandı
diyecek hale geldi.
Şu anda,
ülkemizin görünen, siyasi tablosunda, sizler
yine siyasi bir atağa geçtiniz net bir şekilde gözükmekte.
Her biriniz,
en başta sosyal medya üzerinde memleketi
bu kaos durumundan kurtaracağız diye siyasi söylemlerinizi yapmaktasınız.
Ve gelecek günlerde oluşacak seçimlerde yer almak adına hamle yapmak üzere
siyasi kariyerinizi bir parti içerisinde oluşturarak partiler kurdunuz.
Sorum şu.
Bu partileri
neden kurdunuz?
Yoksa seçimler yaklaşınca alacağınız bir teklif ile arkanıza topladığınız
kişiler ile muhalefet ve ya iktidarda yer almak için pazarlık masasında mı
olacaksınız?
Şimdi
yine kendi adıma soruyorum. Bugün yaşamış olduğumuz olayların, ekonomik
boyutunun, anayasal sıkıntıların, adaletsizliğin, rüşvetin, hırsızlığın,
dolandırıcılığın, gaspın, terörün, uyuşturucu trafiğinin, gençliğin geleceğinin,
çocukların eğitiminin planlamalarının,
okullarda ki eğitim müfredatının, Atatürk'e yapılan bunca hıyanet
hainlik çalışmalarının, bu devletin değerlerinin altına dinamit konurken siz
yok muydunuz?
Hiç yoktum demeyin. Vardınız , vardınız!!
Bu gün yaşananlar daha evvel sizlerin koltuklarında oturduğunuz dönemlerde
TCMM kurulan yolları kullandıkları için yaşanmakta. Sizler o koltuklarda el
kaldırarak bu zemini hazırlamadınız mı?
Şimdi Parti kurarak bize neyi ispat
etmek istiyorsunuz.
SİZİN OLDUĞUNUZ DÖNEMDE TEK ADAM
REJİMİ Mİ VARDI?
Başka bir şekilde
vardı!
Sizin olduğunuzda da Parti liderinizin EVET
ve HAYIR komutuna göre hareket
ediyordunuz.
Parti içinde de siyasal çıkarlar hat safhada yer almaktaydı.
Şimdi ne oluyor dersek, olan şu.
Yine ayrılmak istemediğiniz o koltuğa kavuşmaya çalışıyorsunuz.
Sizin
niyetiniz bu ülkenin sorunlarına çözüm bulmak, bu olayların karşısında direnmek,
ekonomik ve diğer olumsuzlukların, siyasi idare şeklinin tekrar parlamenter
sisteme dönmesi olsaydı, parti kurmazdınız.
Türkiye de halkın birçok konuda ciddi şikâyetleri
olduğunu sizde net görmektesiniz.
O zaman
geçmişteki konumunuzu elde etmek için çalışmayacaksınız. Geçmişte elde etmiş
olduğunuz tecrübeleri, bilgileri, edimleri ortaya koyacaksınız.
Ve bu şekilde yapacağınız çalışmalar ile halkın birlik ve beraberliği teşvik edecek,
onları bir araya getirecek çalışmaları yaparak geçmişle siz helalleşmelisiniz.
Ancak şu
anda ki konumunuz ve duruşunuz ile siz yine bu karışıklık içinde kendi
çıkarlarınız ve kendi fikirleriniz ile yer edinmek çabasındasınız. Bunların
üstüne geçireceğiniz hiç bir kılıf bu gerçeği kapatamaz
İçinizde baş
edemediğiniz koltuk sevdası, TCMM nin havalı hayatı BAL TATLISI HİÇ BİTMEZ MAAŞ
ve ister istemez oluşmuş egonuzun desteklediği o fikirlerle, şimdi ben liderim
bu ülkeyi kurtarırım, ben bunları yaparım diye ortaya çıkıyorsunuz
TCMM de o
koltukları hak edip o zaman yapsaydınız.
O zaman sizin elinizi ayağınızı Tutan mı vardı?
Parti lideriniz
Evet dediği için evet demeseydiniz, hayır demenizi istediğinde Hayır demeyip, ülkelerinize
kendi inancınıza ve size inanıp da sizi seçen halkınıza vicdanın borcunuzu
hatırlayıp doğru tarafta olsaydınız.
O zaman bu milletin kul hakkı da omzunuz
da olmayacaktı.
Çok çok sizi partiden atarlardı. Ama biz sizi
baş tacı yapardık, o tutum içerisinde olsaydınız.
Belki çok partili sistemin ne kadar saçma sapan bir iş olduğunu halka,
anlatırdınız.
O zaman bir değişiklik yapılacaksa halkın Parti kanunun değişme isteği olurdu.
Şimdi
kalkmışsınız muhalefeti baltalıyorsunuz, her konuda fikir ortaya atıyorsunuz,
ya da karşı çıkıyorsunuz.
Ülke genelinde yaşanan bütün bu olayların hepsini karalıyorsunuz. Ülke
genelinde yaşananlardan şikâyet eden herkesin ağzından aldığınız, duyduğunuz
lafları sözleri halka tekrar satıyorsunuz.
Çiftçinin derdini herkes biliyor. Ama siz sanki söylerken, sanki yıllardır oturdunuz TCMM koltuklarında
gelen kasırgayı hiç fark etmiş gibi davranıyor, sizde fark etmiş de çözüm
önerili ile kendinizi parlatıyorsunuz.
Daha buna
benzer birçok örnek verebilirim.
Ama şu anda
bu karışıklık içinde siz bunu yapıyorsunuz.
TCMM
koltuklarında otururken yapsaydınız, şimdi tabanınız olurdu.
Şimdi bu şekilde davranarak günah
bile çıkartamazsınız.
Ben bu
yüzden size dinozorlar, çekilin kenara adınızı bir kenara kaydetsinler sizi
hafızalarınızda, TCMM de otururken varlığınızda yaptıklarınızı hatırlasınlar.
İyi yaptıysanız iyi kötü yaptıysanız kötü hatırlasınlar.
Artık Ülkemizi bu vatan topraklarını
Türk gençlerine Bırakın.
Fikir mi
üretmek istiyorsunuz?
Ürettiğiniz fikir için bir partiye
ihtiyacınız yok.
Siyasi
beklentilerinizi olmadığı politika siyasetten uzak daha üstün çalışmalar yapın.
Siyasi beklentinizin olmadığı bir yerden seslenin. Platformlar kurun. Muhalefetin
yanında durun sizi öyle hatırlayalım.
Sizi öyle kucaklayalım:
Sizi öyle alkışlayalım.
Yok, illa da koltuk illa da koltuk diyorsanız o zaman netçe beklentinizi
açıklayın.
Çünkü artık millet aptal değil sağır değil. Dayak yiye, yiye ne oluyor,ne
olacak gibi konuları öğrenmeyi de yaşayarak tecrübe edindi. Onlar artık nema varsa koltuk var koltuk varsa
nema var bunu çok iyi bildiklerinden ben eminim.
Bu ülkede hiç kimse bir partinin
tarafı olamaz tarafsız olmak zorundadır.
Ama tarafsız, taraf olmak da zorundadır.
Bu tarafın da adı bellidir.
Vatandır millettir Türklüktür.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Devrim ilkeleridir.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türklerin büyüğüdür.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk yoldur, ışıktır, özgürlüğümüzün babasıdır.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk vatan sevgisidir, barıştır.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu toprakları vatan yapan, bize emanet eden,
vatanın, kurucu babasıdır.
BİR TARAF MI OLACAKSIN. İŞTE OLMAN
GEREKEN TARAF BUDUR.
Amaç Siz ne
yapıyorsunuz isminizi kullanıyorsunuz.
Bir parti Merkezi oluşturuyorsunuz.
Sonra çevreniz de yer alan kişilerden, Ankara dışında ki şehirlerde
adamları buluyorsunuz.
Sen falan İl Başkanı Sen filan İl Başkanısın diyor ve şartım o şehirde yer
tutacaksınız diyorsunuz O şehirde il meclisi için gerekli sayıları
bulacaksınız, üyelerinizi toplayacaksınız ama o ilin giderleri ve masraflar
size ait diyorsunuz.
Oh ne ala ne
ala çünkü cebinizde para yok.
Ama en önemli şey ne kesinlikle biliyorsunuz ama belli etmiyorsunuz.
Hangi isimler kurarsanız kurun sizin tabanınız yok.
Yani kısaca arkanızı toplanacak OY
POTANSİYELİ OLUŞTURACAK tabanınız yok.
Hadi diyelim
ki, bir milyon Beş yüz bin, hadi daha da azaltalım, İki yüz elli bin oyunuz
olsun( çok zorda ) ne olacak. Para yok taban yok.
Ama laf Çok bu sayılardan bir şey çıkmaz yani kaba tabiriyle bu işlerden bir
cacık olmaz.
Ama zararı
çok olur.
Bu gerçek ve
168 parti de en ufaktan sayın bakalım çözüm vaat ettiğiniz ülkemize nasıl zarar
verdiğiniz ortaya çıkar.
Bir dahaki
yazıda görüşmek üzere esenlikler dilerim.
Uluç Levent ERTURHAN
17.08.2025

Yorumlar
Yorum Gönder