MERAK EDİLEN
MEDENİYET MAYALAR
Dünya
insanlık tarihinden Türkleri silerseniz bir şey kalmaz eklerseniz dünya
insanlık tarihinin yeniden yazılması gerekir.
Mu Kıtasından Çıkan Kadim Medeniyetler adlı kitabımda
çok daha ilginç noktalara ve başka medeniyetlere de yer verdim. Ancak konuda
geçen ve son derece önemli bir medeniyet olan Mayalar hakkında verdiğim
bilgilere ilaveten bu makalemi de yazarak sizler ile paylamak istedim.
Toltekler son derece pozitif ve sürekli araştırmacı ve inşaat teknoloji ve
matematikle olan bağları bugün günümüzde elde edilen bulgulardan
anlaşılmaktadır.
Bu iyi huylu insan Toltekler kendisinden sonra gelen kuşaklara ciddi değerler
bıraktılar.
Ancak Daha sonra gelen ve dünya tarihine de derin izler ve ciddi sorular
bırakan Mayalar- Aztekler – İnkalar maalesef TOLTEK’LER gibi çok pozitif
değillerdi.
Tolteklerden sonra gelen Mayalar-Aztekler -İnkalar dönemlerinde medeniyetler
ilerlettiği gibi, TOLTEKLER DE asla olmayan İnsan
kurban etmeleri ve buna benzer vahşi seremoniler hatta insan
kafası ile top oynamaları Tolteklerden sonra gerek iklim yapısı gerekli oluşan
şartlar nedeni ile onların vahşi duygulara orada sahip olduklarını ortaya
koymaktadır.
TİKAL
PLAZA
VE MAYALAR;
Meksika topraklarında ilk insan
topluluklarına ait izler, prehistoryacılara göre, yaklaşık 20.000 yıl öncesine
dayanır. Yukarıda da bahsettiğim gibi Tolteklerden sonra gelen nesiller den en
çok dikkati çeken MAYALARDIR.
Eldeki dünya tarihi bilgilerine
göre M.S 250’lü yılar Orta Amerika da İmparatorluk kurmuş bir toplumdur. Bu
tarihten itibaren Maya uygarlık olarak tanımlanan kadim topluluk olarak kabul edilmiştir.
Maya dönemi ve Kültürleri incelendiğinde
araştırmacılar, tarihçileri şaşkına çeviren Gizemler ile doludur.
Yontma taş devri (Paleolitik çağ) var olan tekerleği bile tanımayan Maya
Uygarlığı, yaşadıkları bölgede yaptıkları İNSANIN AKLINI ALAMAYACAK
GÜZELLİKTE Kİ TAPINAKLAR – GÖRKEMLİ MEZARLAR – GÖZLEM EVLERİ bunlar
görenleri hayran bırakacak kadar inanılmaz.
Ve en önemlisi Mayaların Astroloji bilgileri bu medeniyet ile ilgili
çalışanları hayretler içinde bırakmıştır.
Ne zaman ortaya çıktıkları konusunda, Mayalar hakkında birçok farklı görüş olmasına rağmen eldeki izler geçmişlerinin TOLTEK’LER ile bağlantısı inkâr edilmez bir gerçek olarak bu konuda ki önemli bulgu ve bilgilerin arasında yer almaktadır.
MUAZZAM
KENTLER KURDULAR
Elde ki arkeolojik verilere göre,
Mayaların M.Ö 1800 yıllar da Meksika’nın pasifik kıyılarında yer alan Soconusco
bölgesinin onların ilk yerleşim bölgesi olduğunu göstermekte.
Mayaların bilinen tarihi gösteren eski hiyeroglif tabletlerden eld edilen
bilgilere göre onların M.Ö 250 yılında var olduğunu kanıtlamakta.
Klasik – Öncesi dönem olarak
verilen dönemde Mayalar Nakbé, Mirador, San Bartolo, Cival
gibi büyük kentler ve bu kentlerde inanılması güç görenleri hayrete
düşürecek muazzam yapılar inşa etmişler.
Maya Uygarlığı dendiği zaman dünya
da herkesin merak ettiği en önemli konu, onların aniden gizemli bir biçimde
ortadan kaybolduğu konusudur. Bu gizemin halen de çözülmemesi bu ilgiyi
de devam ettirmektedir. Maya Uygarlığının olduğu bölgelerde yapılan
arkeolojik araştırmalarda elde edilen bulgular bu gizemi desteklemekte.
Elde ki bulgular da Uxmal kentinde insanların yedikleri yemeği dahi yarım
bırakarak gitmeleri ayrı bir gizem.
Bir başka kent olan üstelik de dini
merkez olduğu da anlaşılmış Teotihuacan birçok inşaatı yarım
bırakarak terk etmiş olmaları veya kaçmış olmaları bu gizemi daha da
düşündürücü kılmakta.
Üstelik Mayaların yüzlerce yıl varlığını doğrulayan uygarlık izlerine de rastlanmamış olması bu gizemi büyütmüştür. Kayboluşları hakkında birçok varsayım üretilmiştir. Kimileri kuraklık, salgın hastalık gibi nedenleri kimileri ticaretin bitmesini bazılar ise iç karışıklık isyan şeklide düşüncelerini ortaya koymuşlardır.
John L. Stephens ve Frederic Catherwood, isimli iki araştırmacı bundan 133 yıl önce Honduras’ta Kopan köyü civarından zor şartlar altında gerçekleştirdikleri bu keşiflerini bir kitap halinde yayınladıkları tarih itibari ile Dünya MAYA UYGARLIĞI ile tanıştı.
Büyük bir yankı yaratan bu kitap ile o güne kadar bilinmeyen uygarlık gün
ışığına çıkmıştı. Araştırmacıları, bilim adamlarını en çok şaşırtan İspanyol
istilasından çok önceki zamanlarda Mayaların o döneme göre akıllara durgunluk
verecek kadar yüksek bir medeniyet ve teknoloji seviyesin de olmalarıydı.
Elde edilen bilgiler açıklığa kavuştukça Maya Uygarlığının en yüksek ve parlak dönemlerinin 987 ve 1511 yılları arasında olduğunu ve bu dönem içinde Guatemala’dan Meksika’ya kadar büyük bir bölgeye yayılmışlardı.
Mayalar astronomide elde etmiş oldukları bilgilere bakılarak incelendiğin de 18.yüzyıldaki Paris de bulunan gözlem evlerinden çok daha mükemmel bir gözlemevi yapmış oldukları ortaya çıkmış.
Geride bıraktıkları bilgiler bakıldığında Sadece Astronomi de ilerleme kaydetmemişlerdi, eczacılıkta, fizikte, matematikte, kimyada tıpta, o döneme göre büyük başarılar elde etmişlerdi. Ancak bütün bunlara rağmen Mayalar Tekerleği bilmiyorlardı.
Tıp konusunda büyücü dedikleri bu insanlar o tarihlerde Beyin Ameliyatı yapıyorlardı. Yaptıkları bu beyin ameliyatları sonuçları, bugünün tıp biliminde daha yeni kullanılmaya başladığını kısaca tıp bilimin ancak yetiştiğini söylemek bile hayret uyandırmakta.
O dönem de yapılan bu beyin ameliyatına Trefinasyon adı verilmekte.
Yapılan bu operasyonda kafatasının belli bir bölgesinde dört köşe veya yuvarlak
bir kapak açılarak beyin üzerinden operasyon yapılarak daha sonra
kapatılmaktaydı. Kafatasının tepe kısmında ağrı duymayan bir bölgede uyuşturucu
kullanılan birkaç saatte yapılan bu operasyon halen gizemini korumakta.
MAYA TAKVİMİ DÜNYA YI KORKUTTU.
Ayrıca Mayalar sadece Astronomi ile uğraşmıyorlardı. Onlar dünyada ilk defa
Matematik olan tutkuları ile sıfırı yaratmış ve yaptıkları tüm hesaplarında
kullanmışlardı. Yaptıkları hesaplarda 64 milyon bazı hesaplarında 400
milyona kadar ulaşmışlardı.
Yaptıkları hesapları da Venüs yılını Dünya yılını Ay yılını ve
TZOLKİN diye isimlendirdikleri 20 gün 12 ayı olan kutsal yılı ölçmek için
kullanıyorlardı.
GÜN VE AYLARI BÖLEN İLK IRK
Ünlü MAYA TAKVİMİ.
Bu takvim Mayaların Astronomi alanında ki başarılarının en büyük kanıtıdır.
Dünya ve Venüs ile ilgili olarak hazırlanmıştır. Maya Rahipleri yaptıkları
hesaplar dayalı olarak hazırladıkları mükemmel bir takvim hazırlamışlardır. Çok
detaylı ve hiç hata yapmadan hazırladıkları bu takvim sayesinde Venüs ve
Dünyamızda ki bir yıllık süreyi bulmuşlardır.
Maya Astronomlar (gökbilimciler) yaptıkları çalışma sonucunda, Dünyamızda ki
bir yıl gün sayısını 365,2420 olarak bulmuşlardır. Günümüzde yapılan
hesaplamalar da bu sonuç 365,2422 olarak hesaplanarak kabul edilmekte. Aynı
zamanda maya gökbilimciler çalışmalarında ay takvimini de çıkartmışlardır.
Maya gökbilimciler zamanı devirlere ayırarak 7200 günlük- 144,00 günlük – 64
milyon yıllık devirlere ayırmışlar. Bu rakamlar maya toplumunda dini ve
bilimsel mana ve önemler taşımaktadır.
VE;
Bugün anlaşılıyor ki. Birçok
sorunun artık cevapları var gizemli olmaktan çıkmaya başladı. Elde ki
Arkeolojik bulgular Mayaların çok savaşçı olduklarını hatta bunu bir yaşam
biçimi haline getirdikleri biliniyor.
Bu nedenle Dünya tarihinde olan savaş sonucun da birçok kentleri yok olduğu bilinen bir gerçeği ile bakarsak, bu bölgelerde olan savaşlarda bu kentleri olduğu gibi yok etmiş veya yaşayanların kaçarak tropik ormanın içine kaçmalarına da neden olmuş olasılığı da çok güçlü durmakta.
"
KUKULKAN " DEDİKLERİ TANRI GELMİŞ VE YOL GÖSTERMİŞ
Kök ırkları aynı olan bu insanlar konuştukları dile göre ayrıştırılmış
ve o dile göre isimlendirilmiş.
Son araştırmalara göre, en kalabalıkları Awakatekolar. Guatemala’da
yaşıyorlar, sayıları da yaklaşık 17 bin kişi. En küçük grupsa Meksika’daki 123
kişilik İtzalar.
Mayalar bilinen şekilde bir alfabe
sistemi kullanmıyorlardı. Aksine Alfabetik olmayan bir yazı sistemi
oluşturmuşlar, farklı karma bir sistem yaratmışlardı. Çinliler yazılarda
kullandıkları gibi sembolik biçimler kullanıyor, harf işaret kısacası karma
yapı, maya yazısının çözülmesini bu nedenle çok zorlamıştır. Bugüne kadar
çözülmeyen tabletler dahi var.
KENDİLERİ
BİR ALFABE GELİŞTİRMİŞLERDİ
Ancak çok ilginç bir bilgi ile Mayalar hakkında ki yazıma son vermek istiyorum. MAYA DİLİ TÜRKÇE’YE BENZEMEKTE. Kök olarak da güneş dilini işaret ediyor diyebiliriz.
Özellikle; gramerleri bunu işaret etmekte.
Maya dili Türkçeye benzerlik göstermekte ve ayrıca doğrudan bazı sözcüklerde Türkçe de
mevcut olduğu artık bilinmekte.
Maya dilinde: Tucan (okunuşu Tukan)
/ Türkçe anlamı: Tokan, Doğan
Maya dilinde: Kaxnak (okunuşu
Kaşnak) / Türkçe anlamı: Kasnak
Maya dilinde: İch (okunuşu İç) /
Türkçe anlamı: İç, içeri
Maya dilinde: Tuy / Türkçe anlamı:
Tüy
Maya dilinde: Tepek / Türkçe
anlamı: Tepe
VENÜS'Ü İNCELİYORLARDI
Maya insanları siyah düz saçlı
geniş omuzlu 1,55 boyunda yapıya sahiptiler.
Kadın erkek eşitliği vardır. Kadınlar üst düzey yetkili olabiliyorlardı.
Askeri, idare ve toplumsal yapı disiplin içindeydi.
Kadın üretimde de yönetimde de yer almaktaydı. Sosyal
bir hiyerarşi vardı. En üstünde, yine kadının yerini vurgular biçimde, babalar
ve anneler denilen soylular bulunuyordu. (Buda kadim Türk kültürü ile
bağdaşmakta)
Aşağı doğru indikçe yerel
başkanlar, komutanlar, mahalle sorumluları ve düzeni sağlayan bir tür polis yer
alırdı. Suyu asla sade içmiyorlar, daha çok meyve özleriyle karıştırarak
içiyorlardı
.
Temel gıda maddesi mısırdı ve
mısırla çok zengin bir mutfak kültürü yaratabilmişlerdi. Örneğin tortilla
muhtemelen Maya mutfağından mirastı.
İçine et ve sebze koydukları küçük hamurları kızartarak ya da haşlayarak
yiyorlardı. Kakao tohumundan elde edilen hamuru da su ya da sütle karıştırarak
çok özel bir içecek yaratmışlardı. Adı XOLOCATL olan
bir içecek.
GÖZLEM EVLERİVE BENİM MAYALAR HAKKINDA Kİ SON
SATIRLARIM.
MU KITASINDAN ÇIKAN KADİM MEDENİYETLER adı ile yayınladığım kitabımda
çok daha derin ve farklı medeniyetler yer almakta. Bu verdiğim bilgiler de birbirini
takip ederek, aradaki düşüncelerde oluşan sorulara cevap olup o boşlukları dolduğunu
göreceksiniz.
Büyük bir iddia ile dünya da ki herkes, MU KITASI “Güneş İmparatorluğu “insanları
da demiyorum.
Ama kitabımda ve burada “Güneş İmparatorluğu “insanlarının TÜRK olduğunu ve
köklerinin de bu Dünya’ya ait olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
Amerika At ile Güneyden gelen Orta Asya insanı sayesinde tanıştı. Kuzeyden ve
Güneyden Amerika Kıta’sına girenler, MU KITASI insanları
diyorum. Bu da kan bağı ve gen bağını ortaya koyar.
Kitabımda bu bilgileri kanıtlar bulgular belgeler ile verdiğim gibi kendi imkanlarım ile bunu harita görselliğinde şama olarak da verdim.
VE MU KITASI BİR GECEDE BATMADI.
Bu bilgide bilgi bulgu belge ile kitabımda yer aldığı gibi yine kendi
imkanlarım ile oluşturduğum şematik harita ile asıl yerini de göstermeye çalıştım
Uluç Levent ERTURHAN
MU KITASINDAN
ÇIKAN KADİM MEDENİYETLER
Satış
Linki
https://www.turukyayincilik.com
Web Site Adresim
https://www.ulucleventerturhan.com
"Tarih ilimlerin bulduğu belgelere dayandıkça temelli olur
tarihi belgelere dayanan milletlerdir ki kendi aslını bulur ve tanır işte bizim
tarihimiz Türk tarihi bu ilim belgelerimize dayanır yeter ki bugünün aydın
gençliği bu belgeleri aracısız tanısız ve tanıtsın."
Mareşal
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Türk tarihi ile ilgili olarak
yapmış olduğum araştırmalarda belli konulara odaklanmanın en büyük nedeni
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bana gösterdiği araştırma izleridir. Onun
Türk ırkına ve Türk tarihine bu derece sahip çıkması ve her zaman Türk
milletinin tarihi değerlerine sahip çıkması beni her zaman derinden
etkilemiştir.
Yaşamı boyunca geçmiş dönemdeki
Türk'ün izlerini her fırsatta arayan ve bu araştırmalar için her türlü
fedakârlığa katlanan büyük bir Türk lideridir. Şahsım adına ben atam, derken
kalbim atam diye çarparak adını andığım Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün
izinden ve verdiği görevlerden asla ayrılmam.
" MU KITASINDAN ÇIKAN KADİM MEDENİYETLER " adı ile yazdığım bu
kitabımım konusunu araştırırken de bunu yapmaktayım.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal
Atatürk Sağlığının son derece kötüye gittiği süreçlerde dahi bunu sürdürmüş ve
70 bin yıllık geçmiş Türk tarihini araştırmak için büyük Çabalar sarf etmiştir.
Bunu yaparken de Türk tarihini, Türk Dil kökenini dünyaya sunmak
için büyük fedakârlıklar ile yapmıştır. Ancak, Mu kıtası konusunda ki
araştırmalarını ömrü yetse belki çok daha derinde götüreceğini düşündüğüm büyük
liderim daha fazla ömrü yetmediği için, MU KITASININ araştırılması ile
ilgili konuyu belli bir yerde noktalamıştır.
Bu kitabı yazmakta ki en
öncelikli ve büyük nedenlerimden birisi de onun takip ettiği izlerden giderek
Türk ırkının kökenlerini ve Türk kültürünü Dünya'ya duyurmaktır. İşte bu
araştırmam sonucunda da Mu kıtasının gerçek koordinatları ve yerini de koloni
çıkış izlerini de böylece bulmuş oldum.
Biraz sonra söyleyeceğim gibi
biz Türkler için kadim Türk tarihinin de ne kadar önemli olduğunu, büyük
liderimiz Atatürk'ün kullandığı birçok sözde bize bıraktığı birçok nasihatinde
bize seslendiği görebiliyoruz.
BUNUN NE BÜYÜK ÖRNEĞİ DE ONUN
TÜRK TARİH KURUMUNU KURMUŞ OLMASIDIR.
Mu kıtasından çıkan kadim
medeniyetler kitabı sayfalarında üstü örtülerek derinlere atılan bilgileri
okuyacaksınız.
Saygılarımla.
Esenlikler dilerim
Uluç Levent ERTURHAN
.jpg)

Yorumlar
Yorum Gönder