HAKİKAT
DONUNU GİYMEK YA DA KANDIRILMAK
Hakikatin donunu giymek herkesin harcı değildir. Hiç kimse bir başkasının Özgür
iradesine karışamaz.
Yüce yaratıcının Neyi verip Neyi vermeyeceğini kime verip kime vermeyeceğini hiçbir
makama mevkiye dahil hiç kimse tartışma konusu edemez.
Tanrının Dinleri ya da peygamberleri verip vermediği ya da niçin nereye verdiği
nereye vermediği, her insanın anlayabileceği yarattığı bütün insanda var olan bir
şey olmadığı gibi ne eğitim ne de konumuna ait bir kapasiteye bağlı değildir.
Kimi anlar
kabını doldurur kimi daha kabını bile yapamamıştır.
Ama bilinen
bir gerçek varsa Yüce yaratıcı ihtiyaç gördüğü her yere her türlü yardımı
yapmıştır. Bunun sebebini de düşündüğünüzde özgür iradeniz ile bulmalısınız.
Yüce
yaratıcı yarattığı insanların tamamının içine nefis koymuştur ve Şeytan da
insanları tam içindedir.
Ve “Ulu
Tanrı” işte işe bu yüzden tüm insanlara iyi insan kötü insan demeden yardım
eder. İnsanlar iyi insan kötü insan olmayı kendileri tayin eder.
Başlarına
gelen felaketten veya kötü olaylardan Yüce yaratıcıyı sorumlu tutamaz. Ya da
tanrının hatalarınızın tamamını günah deyip kabullenmediği anlamalısınız ve
size af ederek yeni bir şans verdiğini fark etmelisiniz.
Ve
kesinlikle o şansı kullanacak olanda sadece sizsiniz bunu başkasının eli ya da
eteğimi öperek ya da ipini tutarak af edilmeyi bekleyemezsiniz. Aksine bunu
yaparsanız başkalarını tanrının yerine koymuş olursunuz. O sizin akıl baliğ olmadığınızın
tam bir ispatıdır.
Hakikat donunu giyenler ise, hani derler ya insanı Kâmil olmak öyle bir şeydir
ve inanın aslında insan olmak o kadar çok zor değildir. Neden zor olsun ki
zaten Yüce yaratıcı herkesi insan olarak yaratmıştır.
Kişi kendi
kılıfından çıktığın için insanlığından çıkmaktadır. O yüzden kendi kılıfının
içinde kalsa ona hiçbir şey olmaz. O zaman insanların Yüce yaratandan başka hiç
kimseye de ihtiyacı kalmaz.
Ne böyle bir
durum olduğunda Yüce yaratan insan topluluğuna ya da ırklarına peygamber
yollamak ihtiyacını hisseder nede din yollamak ihtiyacını hisseder.
Çünkü yarattığı
insanlar zaten insandır, onları yola getirmek için çoban yollamasına ne gerek
vardır.
Şimdi birtakım
insanları özgür iradesiyle seçmiş oldukları gerek semavi dinler gerek semavi
dinlerin dışındaki inanışlar ve gerekse de inanmamışların aldığın karar onların
kendine özgü iradesidir.
Ama bunları
örnek vererek bunları dile getirerek onların işte falan ayette bu yazılı filan
veya Hıristiyanların kutsal kitabı olan İncil’in şu bap da şu verse de yazan ya
da Musevilerin kutsal kitaplarından örnekler vererek bir takım anlatım ve yazıları
görevi olmadığı halde (O konuda inançlarının kabul ettiği din insanı) yapan her
kim varsa
Kendini öne
çıkartmak için reklam kokan bu yaptıklarının asıl göstergesi onun egosunu
tatmin etme çalışmasıdır. Kısaca içinde ki ezilmişliğin verdiği ego ile
tırmanmak için ya da farkındalık yaratmak göze batmak istemesinden başka bire şey değildir
Bu kişisel
egosunun ta kendisidir aynaya baktığında yüzünde göremediğini o gerçeğidir
doldurma çabasıdır
O kişinin
hakikat donanım bir türlü giyemediğinizin tam bir gerçeğidir.
Toplumda yer
alan insanların özgür iradeleri ile sahip olduğu inançlarının gereğini anlaması
için aracıya ihtiyacı varsa zaten o kişinin özgür iradesi ile aldığı bu inancı
tam anlamadığının en başlıca göstergesidir.
Ve en
önemlisi de bu gibi araya giren ego sahipleri arkalarına tam inancını anlamamış
insanları belli bir sayıya getirince uydurduğu birkaç mistik hikayeler ile
kendini gavs da ilan eder tarikat lideri de.
Bu yüzden
siz önce kendinizi eleştirmelisiniz ki kendi gözünüzle kendinizi göresiniz. İçinizde
ki insanı çıkartırsanız yani insan olduğunuz bilincini anlarsanız kimseye
ihtiyacınız olmaz.
O zaman o ego sahibi belki de belirlediği hedefine varmak için o veya bu
ayetten o veya bu dinden o veya bu dinin kitabından örnekler vererek sizler
kullanacak şekilde elinde düşüremez.
Herkes kendi
arayıp kendi yolunu bulup son gün yazacağı adı Kader kitabını yazmalıdır.
Uluç Levent
ERTURHAN
19 Nisan 2026
MU KITASINDAN
ÇIKAN KADİM MEDENİYETLER
Satış
Linki
https://www.turukyayincilik.com
Web Site Adresim
https://www.ulucleventerturhan.com
"Tarih ilimlerin bulduğu belgelere dayandıkça temelli olur
tarihi belgelere dayanan milletlerdir ki kendi aslını bulur ve tanır işte bizim
tarihimiz Türk tarihi bu ilim belgelerimize dayanır yeter ki bugünün aydın
gençliği bu belgeleri aracısız tanısız ve tanıtsın."
Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Türk tarihi ile ilgili olarak yapmış olduğum araştırmalarda belli
konulara odaklanmanın en büyük nedeni Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün
bana gösterdiği araştırma izleridir. Onun Türk ırkına ve Türk tarihine bu
derece sahip çıkması ve her zaman Türk milletinin tarihi değerlerine sahip
çıkması beni her zaman derinden etkilemiştir.
Yaşamı boyunca geçmiş dönemdeki Türk'ün izlerini her fırsatta arayan ve bu araştırmalar için her türlü fedakârlığa katlanan büyük bir Türk lideridir. Şahsım adına ben atam, derken kalbim atam diye çarparak adını andığım Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden ve verdiği görevlerden asla ayrılmam.
" MU KITASINDAN ÇIKAN KADİM MEDENİYETLER " adı ile yazdığım bu kitabımım konusunu araştırırken de bunu yapmaktayım.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk Sağlığının son derece kötüye gittiği süreçlerde dahi bunu sürdürmüş ve 70 bin yıllık geçmiş Türk tarihini araştırmak için büyük Çabalar sarf etmiştir.
Bunu yaparken de Türk tarihini, Türk Dil kökenini dünyaya sunmak
için büyük fedakârlıklar ile yapmıştır. Ancak, Mu kıtası konusunda ki
araştırmalarını ömrü yetse belki çok daha derinde götüreceğini düşündüğüm büyük
liderim daha fazla ömrü yetmediği için, MU KITASININ araştırılması ile
ilgili konuyu belli bir yerde noktalamıştır.
Bu kitabı yazmakta ki en öncelikli ve büyük nedenlerimden birisi
de onun takip ettiği izlerden giderek Türk ırkının kökenlerini ve Türk
kültürünü Dünya'ya duyurmaktır. İşte bu araştırmam sonucunda da Mu kıtasının
gerçek koordinatları ve yerini de koloni çıkış izlerini de böylece bulmuş
oldum.
Biraz sonra söyleyeceğim gibi biz Türkler için kadim Türk
tarihinin de ne kadar önemli olduğunu, büyük liderimiz Atatürk'ün kullandığı
birçok sözde bize bıraktığı birçok nasihatinde bize seslendiği görebiliyoruz.
BUNUN NE BÜYÜK ÖRNEĞİ DE ONUN TÜRK TARİH KURUMUNU KURMUŞ OLMASIDIR.
Mu kıtasından çıkan kadim medeniyetler kitabı sayfalarında üstü örtülerek derinlere atılan bilgileri okuyacaksınız.
Saygılarımla.
Esenlikler dilerim
Uluç Levent ERTURHAN

Yorumlar
Yorum Gönder